Foto
17January

Polonya da Yatırım

Polonya Avrupa’nın Üretim Merkezlerinden Biri

Türkiye ile Osmanlı döneminden bu yana ilginç bir olumlu ilişkisi bulunan Polonya, uzun süren sosyalist dönemin ardından Avrupa Birliği’ne katılmasıyla etkinliğini devam ettirdi.

Yabancı sermayeli çok sayıda fi rma Polonya’ya yatırım yaptı. Ülke, otomotiv ve televizyon üretiminde güçlü bir zemine oturdu. AB dışından da küresel imalatçılar Polonya’da faaliyet gösteriyor. Polonya, soğuk savaş döneminin biti- şinde en önemli rolü oynayan ülkeler arasında yer aldı. Ülkenin 1980’li yıllardan itibaren başlayan işçi sendikaları hareketinin daha sonra bir özgürlük platformuna dönüşmesi ve 1988’de sosyalist hükümet ile masaya oturarak serbestleşme yönünde bir anlaşmayı hayata geçirmeyi başarması sosyalist Avrupa ülkelerinde de benzeri özgürlük hareketlerinin patlamasına yol açmıştı. 1989’da yapılan ilk seçimlerde dayanışma hareketinin lideri Lech Walesa’nın sosyalist iktidara karşı zafer kazanması üzerine Sovyet Ordusu Polonya’dan çekilmek zorunda kaldı ve 1990 yılında da sosyalist idare biçimine son verildi. Ülke 1990 yılında NATO’ya, 1 Mayıs 2004 tarihinde ise Avrupa Birliğine girdi. Polonya özellikle AB’ye katılımının ardından hızla kabuk değiştirdi ve serbest piyasa ekonomisinin bütün unsurları uygulanmaya başladı. Ülkeye başta AB ülkeleri olmak üzere küresel şirketler yatırım yaptı ve fi nans, otomotiv ve televizyon üretiminde ülke önemli bir konuma geldi. Ancak bu üretimlerin çok büyük bir kısmının mülkiyeti yabancı şirketlerde bulunuyor. Polonya, 460 üyeli parlamento ve 100 üyeli senatodan oluşan ikili parlamenter sistemi ile yönetiliyor. Polonya 38,5 milyon nüfusu ve deneyimli işgücü ile Avrupa’nın önemli merkezlerinden biri olma niteliği bulunuyor. Ülke, ülkemizdeki il yapılanmasının karşılığı olarak görülebilecek 16 idari bölge (voyvodalık) ile idari yapılanması bulunuyor. Bu bölgelerde 379 ilçe bulunuyor. Voyvadoların başkanları 4 yıl için seçiliyor. Polonya’da yaşayanların yüzde 61,1’i şehirlerde yüzde 38,9’u kırsalda yaşıyor. Ülke kriz sonrası yüksek işsizlik sorununu yaşamaya devam ediyor. Resmi rakamlara göre 2 milyon işgücü diğer ülkelere göç etti. Ülke, üretim deneyimiyle dış ticaretinde dengeli bir görünüm arzediyor. Yabancı sermayeli şirketlerin yaptıkları üretimleri dış pazarlara satması da bunda etkili oluyor. Polonya, küresel kriz döneminde olumsuz etkilense de büyümesini koruyabilen az sayıdaki Avrupa ülkesinden biri oldu. Ülkede AB fonları kaynaklı alt yapı yatırımlarının devam etmesi, doğrudan yabancı sermayenin Polonya pazarına olan ilgisinin devam etmesi ve tüketim harcamalarının diğer Avrupa ülkelerine göre mali krizden nispeten daha az etkilenmesi gibi nedenlerden ötürü, Polonya ekonomisinin önümüzdeki dönemde de pozitif büyümesi bekleniyor. Polonya’nın 2014 yılı ihracatı 214 milyar Dolar, ithalatı ise 217 milyar Dolar seviyesinde gerçekleşti. Dış ticaret açığı sadece 3 milyar dolar seviyesinde oldu. Özellikle ihracata yö- nelik yabancı sermaye yatırımları Avro bölgesinde yaşanan krize rağmen ihracatta görülen artışa önemli katkıda bulundu. Polonya, mevcut iyi yapılanmasında 2007-2013 bütçe dö- neminde AB kaynaklarından Polonya’ya tahsis edilen kaynak 67 milyar Avro kaynak tahsisi kullandı. İmalat sanayinde otomotiv ve elektronik yatırımları dikkat çekiyor. Polonya’da Fiat, GM-Opel, VW, FSO ve Intral taşıt araçları üretiyor. Ülke 1 milyon adete yakın üretim yapıyor. Çoğu yabancı sermayeli 800 fi rma otomotiv sektörü için motor ve aksam tedarik ediyor. Polonya’da beyaz eşya ve tv üreticisi BSH, Whirpool, Samsung, LG, Indesit, Fagor Mastercook ve Amica, ABD’li bilgisayar ürecisi Dell Polonyada üretim yapıyor. Plastik sektörü açısından zorluklar var ama fırsat sunuyor Polonya, plastik üretiminde 6,7 milyon Ancak aynı zamanda ciddi bir mamul ihracat ve ithalatçısı. Yıllık 6,6 milyar dolar plastik mamul ihraç ederken, 5,3 milyar dolar dolayında plastik mamul ithal ediyor. Polonya, Türkiye ile plastik mamul ve hammaddede önemli bir seviyede bulunmuyor. Türkiye’nin ilk 10 büyük plastik mamul dış ticaret partneri içinde Polonya bulunmuyor. Ancak ülkenin iki önemli konumu plastik sektörü açısından önem taşıyor. Polonya çok ciddi otomotiv ve televizyon sanayi nedeniyle, bu alanlara yüksek miktarda yarı mamul sunan plastik sektörüne ciddi bir alternatif sunuyor. Aynı zamanda, Polonya ambalaj sanayinde de ciddi miktarda tüketim yapıyor. Ekonomi Bakanlığı’nın hazırladığı bir ambalaj raporunda, ülkenin ambalaj ithalatının her yıl yüzde 10’un üzerinde büyümesine dikkat çekiliyor. Yıllık 6 ile 7 milyar dolar arasında ambalaj ürünü ithal eden Polonya’da potansiyel olmakla birlikte Türkiye ile benzer bir üretim yapısı olması nedeniyle bu potansiyel sınırlılık arzediyor. Ekonomi Bakanlığı raporunda ambalaj konusunda, “ Plastiklerden fi lm ve folyolar; PET fi lm ve levhalar; kağıt ve kartondanplastik sıvalı, emdirilmiş/kaplıyüzeyi renklendirilmiş veya baskı yapılmış ambalajlar; propilen polimerlerinden levha ve fi lmler; ka- ğıt ve kartondanyüzeyi renklendirilmiş veya baskı yapılmış ambalajlar; etilen polimerlerinden fi lmler, levhalar ve folyolar; plastikten kapsül ve kapaklar; cam damacana, şişe, kavanoz ve ilaç tüpleri; vinilklorür polimerlerinden levhalar, şeritler, fi lmler ve folyolar; etilen polimerlerinden torbalar ve çantalar en çok ithal edilen ambalaj ürünleridir. Polonya’nın ithal ettiği ürünlere bakıldığında söz konusu ambalaj ürünlerinin aynı zamanda ülkemizin ihraç ürünleri olduğu görülmektedir. Polonya’nın ambalaj ürünleri ithalatında Türkiye’nin payı yüzde 1’dir. Ülkemiz ambalaj ürünleri ihracat potansiyelini düşündüğümüzde pazardan aldığımız bu pay çok düşüktür. Çalışmamızın ithalat bölümünde de inceleyebileceğiniz gibi yapmış olduğumuz istatistiki veri çalışmasında, Polonya’ya ambalaj ürünleri ihracat potansiyelimiz 3 milyar dolar olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak iç piyasada da birçok ambalaj ürününün üretilmesi nedeniyle, Türk ambalaj ürünleri üreticilerinin, iç piyasada üretilmeyen, daha dikkat çekici ve teknolojik ürünler ile pazarda daha çok şanslarının olacağını ve ihracat payımızın artırılabileceği düşünülmektedir” de- ğerlendirmesi yapılıyor. Türkiye ikili ticarette açık veriyor Polonya, Avrupa Birliği’ne katılım sürecinin tamamlandığı 2003 yılından bu yana Türkiye ile olan ticaretinde fazla veriyor. TÜİK verilerine göre 2014’te Polonya’ya ihracat 2.4 milyar dolar, ithalat ise 3 milyar dolar olarak gerçekleşti. İki ülke arasında plastik mamul ticaretinde ise Türk fi rmaları fazla veriyor. Ekonomi Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’den Polonya’ya plastik ürünler ihracat potansiyeli petrol ve doğalgazın ardından ikinci sırada bulunuyor. Ülke her ne kadar ciddi bir plastik üreticisi olsa da üretim yapısı ve küresel sermayenin bu üretim tesislerine sahip olması nedeniyle ithalata açık konumda bulunuyor. Gazilecek yerler Polonya’da, başkent Varşova Krakow, insanlık tarihinin en önemli trajedilerinden birinin sergilendiği Nazi’lerin kötü şöhretli toplama kampı Auschwitz, Gdansk önemli şehirler. Kış tatili için kalabalık Avrupa kış merkezlerinden kaçılabilecek Tatra Dağlarında küçük kasaba otel ve kayak merkezleri bulunuyor. Ülkede, Varşova tarihi dokusu ve yapılarıyla, Krakow düzgün işlenmiş ve tarihi yaşamıyla önem taşıyor. Yine Polonya tarihinin önemli dönüm noktalarından olan olayların yaşandığı Gdansk ve çevresindeki Kuzey sahil kentleri korunmuş tarihi yapılarıyla önem taşıyor. Ülkede, UNESCO tarafından kültür mirası sayılmış 13 yer bulunuyor. Bunlar, aynı zamanda Polonya’nın turistik kent rotalarının da çıkarılmasını sağlıyor. Krakov Tarihi Merkezi 13. yüzyılda Avrupa’nın en büyük market ve pazarlarından biri olan bu merkez Polonya’nın eski Başkenti  Krakov’da yer alıyor. Wieliczka Tuz Madeni (Krakov) Tarihi bir tuz madeninin daha sonra şekillendirilmesi ve hatta yaşam alanına dönüştürülmesiyle oluş- muş bir yapı. 13. yüzyılda tuz madeni olarak işletildikten sonra bugün müze olarak kullanılıyor. Hatta içinde bir de kilise bulunuyor. Auschwitz-Birkenau Kampı (Krakov) Dünya tarihinin en kötü olaylarından birinin yaşandığı bir nazi kampı da Polonya’da bulunuyor. 2. Dünya savaşında Polonya’yı işgal eden Almanya, bu kampa Polonya ve bütün Avrupa’dan Yahudileri getirdi ve sistematik katliam ve tıbbi deneyler-işkenceler gerçekleştirildi. Bialpwieza Ormanı (Polonya – Beyaz Rusya sınırı) Beyaz Rusya ve Polonya arasında kalan bir bölgede bulunan Bialpwieza Ormanı, tamamen doğallığıyla ve bölgeye özgü bitki örtüsünün tamamını gözler önüne sermesiyle dikkat çekiyor. Varşova Şehir Merkezi İkinci dünya sava- şında yıkılan Varşova, özgün mimarisiyle kent merkezini yeniden inşa etti ve korunmuş bir yapı ortaya çıktı. Zamosc Eski Şehri: Şehir merkezi 16. yüzyıldaki izlerini taşıyor. Haritada Zamosc Eski Şehri… Malbork Kalesi: Orta çağ yaşam biçimini yansıtan 13 yüzyıl sonu 14. yüzyıl başında inşa edilen Avrupa’nın en büyük gotik kalesi. Muskauer Park (lustatian Neisse): Avrupa’nın en güzel peyzaja sahip parklarından biri UNESCO mirası koruması altında varlığını sürdürüyor. Centennial Hall (Wroclaw) Şeklinden ve mimari yaklaşımından dolayı günümüz modern mimarisine benzetilmesine rağmen Mimar Max Ber tarafından 1911-1913 tarihleri arasında yapılan 6 bin izleyici alabilen oditoryum da UNESCO dünya kültür mirası içine alındı. Polonya ve Türkiye tarihinde kritik dönemeçlerde kesişme yaşandı Türkiye ile Polonya arasında tarihi ilişkiler ilginç bir süreç izledi. Osmanlı’nın Avrupa’da genişleme sürecinden itibaren Polonya tarihi Türklerle hep kesişti. Bu ilişkiler son birkaç yüzyıl ise müttefi klik hatta dayanışma ile şekillendi. Bütün bunların tarihi miraslarından biri Polonyalı sığınmacıların yerleştiği İstanbul’daki Polonezköy oldu. Bugünkü Polonya’nın bulunduğu topraklarda yaşayan slav kökenli Piast hanedanının 966’da Hıristiyanlığı kabul etmesiyle ülkenin temelleri atıldı. Bu hanedan, bölgeye hakim olmaya çalışan din merkezli Roma-Germen İmparatorluğuna karşı zaman zaman bağımsız kalsa da sürekli mücadele içinde bulundu. 13. Yüzyıldaki Moğol işgalinin etkilediği ülkelerden biri oldu. Sonraki dönemde Litvanya ile birlik kurma çabalarının yer aldığı küçük bir krallık olarak yaşadı. Gdansk’ın alınmasıyla ticaret yolları da açılan ülke bu kez Osmanlı tehdidi altında kalmaya başladı. Polonya aynı dönemde RomaGermen imparatorluğunun da tehdidi altında yaşadı. 17. Yüzyılda, Osmanlı’nın Viyana kuşatmasının başarısızlığa uğramasında Polonya’nın Viyana’ya verdiği askeri destek kritik rol oynadı. Ancak krallığın Rusya ile olan ilişkisi sürekli olarak bozuk oldu. Polonya 18. yüzyılda önce İsveç’in sonra da Rusya’nın işgalini yaşadı. 1795 yılında ülke hakimiyetini kaybetti ve bu 100 yıl sürdü. Bu süreçte zaman zaman ayaklanmalar yaşandı. Rusya’ya karşı Osmanlı stratejik olarak sürekli bu ayaklanmaları ve soyluları destekledi. 1830’da yaşanan ayaklanmanın başarısızlıkla sonuçlanması üzerine çok sayıda Polonyalı ve ayaklanmayı yöneten aile Osmanlı’ya sığındı. Bugünkü Polonezköy’ü oluşturan bölgeye yerleştirildiler. Devam eden süreçte orta ölçekli bir kasaba büyüklüğüne ulaşılsa da Polonya’nın bağımsızlığına kavuştuğu yirminci yüzyılın ba- şında çok sayıda Polonyalı kendi ülkesine döndü. Polonya, çalkantılı tarihinin ardından 1918’de bir Cumhuriyet olarak hemen hemen bugünkü sınırlarında kuruldu. Ardından ikinci dünya savaşında Almanya’nın işgaline uğradı. 1944’ten 1990’a kadar sosyalist dönemi yaşadı. Ülke anlaşmanın imzalandığı Polonya Başkenti olan Varşova’dan adını alan “Varşova Paktı” ile soğuk savaş isimlerind en birinin de ev sahibi oldu.

Kaynak : PLASFED

Yorumlar

Henüz yorum yapan olmadı, ilk siz yapın!

Yorum Bırakın